Print Friendly

Sorun:

Tasarlayan mühendisler, uygulatan mühendisler ve teknikerler, uygulayan patronlar, ustalar, çıraklar hiç kendi evlerini kanalizasyon basmamış olacak ki, yaptıkları tesisatın bir gün tıkanabileceğini, tıkanırsa da kimin nasıl açacağını düşünmezler.

Çözüm:

Tepine tepine ısrar ediniz. Yapmazsan paranı vermem deyiniz. Ne yaparsanız yapınız ama muhakkak muhakkak tıkanan dirseklerin, boruların açılabilmesi için kapaklar taktırınız. Süzgeçler taktırınız. Tıkanması muhtemel noktalara yaklaşımın rahat olmasını sağlayınız. Ulaşamadığınız yeri açamazsınız.

Aşırı yağış gibi her türlü ihtimali göz önüne getiriniz.

Bir kova su döküp banyo – wc lerdeki süzgeçlere yeterli eğim olup olmadığını kontrol ediniz. Eğer bizim evdeki gibi süzgeçler yukarıda, eğimler ters ise, millet iş bitti diye sıvışmadan önce, tepine tepine düzelttiriniz.

[Facebook] [Google] [LinkedIn] [Twitter] [Email]
Print Friendly

Sorun:

Dıştan bir baca, taş veya tuğla. Pek havalı duruyor. Ne yazık ki o kadar masum değil.

Birincisi, en ufak depremde yıkılma teklikesi var.

İkincisi, yanma odasının ve üzerindeki bacanın ısı yayan 4 yüzeyinden üçünü dışarı veriyorsunuz. Benim gençliğimde İzocam yeni çıkmıştı ve ” Yöneticimiz uyuyormu” diye bir reklam vardı. Hocam gökyüzünü ısıtıyoruz, gökyüzünü !

Çözüm:

Şömineyi bir dış duvarda değil olabildiğince evin merkezine yerleştiriniz. Çocukluğuma bizim evde, şöminenin tam arkasındaki ufak oda benim odamdı ve o odadan daha sıcak başka oda yok idi. Şömine bacasından yayılan ısıyı akıllı kullanınız. Örneğin ebeveyn yatak odasının bir duvarında geçen baca o odayı ısıtacaktır. Veya şömineyi ortada, dört tarafı açık yapabilirsiniz. Bacayı merdiven boşluğundan, çıplak ve metal olarak yükseltmek, bütün merdiven boşluğu büyüklüğünde bir radyatöre sahip olmanız demektir.

[Facebook] [Google] [LinkedIn] [Twitter] [Email]
Print Friendly

Sorun:

Yeni evinize su arıtma sistemi yaptırdınız. Çok güzel. Artık suda kireç olmayacak, çamaşırlar ve hanımın elleri yumuşacık olacak, üstelik klor kokusuda kalmayacak. Çayda bir başka lezzetli oluyor canım. İyide bahçedeki bitkiler pek bir tatsız, teker teker sizlere ömür. Bu kadar para harcadık bahçeli eve, bu gidişle bahçe mahçe kalmayacak.

Su aıtma sistemlerinde tuz kullanılır. Bittikçe eklersiniz. Tuz bitkiler için öldürücüdür. Bu suyla bahçe sularsanız olacağı budur. Kimsede sizi önceden uyarmamıştır, nerden bileceksiniz.

Çözüm:

Bahçenin tesisatını şebeke girişinden itibaren ayırın. Bahçenize otomatik sulama yaptırıyorsanız zaten birde depo yaptırmak durumundasınız. Çünkü şebeke basıncı, sulama fıskiyelerini çalıştırmaya yetmediğinden ayrıca birde pompa ( Hidrofor veya dalgıç ) almak durumundasınız. Bütün bu sistemi arıtma sisteminizden yani tuzdan ayırmak durumundasınız. Yani evde kullanacağınız su deposu ile bahçe sulayacağınız su deposu aynı olmayacaktır.

[Facebook] [Google] [LinkedIn] [Twitter] [Email]
Print Friendly

Sorun:

Biliyorsunuz su sayaçlarının bahçe kapısına yakın bir çukurda olması gibi yasal bir zorunluluk var. Onun içinde genellikle bahçe kapısının yanında, açıkta, 60 x 60 x 60 bir beton kuyu yapıp üzerine de saçtan, kıytırık bir kapak takarlar. Hele kartlı abone iseniz, siz kart yüklemek için kafanızı bu çukura sokar, kıçınızı diker, acaip bir pozisyonda sayaç okumaya veya yüklemeye çalışırsınız. Kış gelince, donmasın patlamasın diye izocamlara sararsınız. Ancak bir kontrol veya okuma gelir bütün izocamları yırtar. Eziyet malum, anladınız.

 

Çözüm:

100 x 100 x 100 cm beton kuyu. Dibine 10 cm kum sonra 10 cm çakıl. Suyu alıp gitmesi için. Üzerine ahşap bir kasa ve kapak. Ancak kapak binili iki kanat olmalı ve kasanın arkası önünden en az 5 cm yüksek olmalı. Yani yağmur kapağın üstünden rahat akabilmeli. Kapak masif veya su kontraplağı gibi dayanıklı bir malzeme ve üzeri tercihen shingle kaplanmalı. Kuyunun içine inen sabit bir merdiven. Şebekeden gelen boru ile eve giden boru dirsekle döndürülüp sayaç zeminden 60 cm yukarıda konumlandırılmalı. Soğuk hava çöker. Çöken bizim sayaca dokunmasın. Olur da su dolarsa bizim sayaca dokunmasın. Aşağı indiğimde sayaç, hiç olmazsa diz seviyesinde olsun. Eğilip, bükülmiyeyim. Giriş ve çıkışa iki küresel vana. Ben birde mıknatıs takdırdım hani şu suyun iyonlarını yönlendirip kireçlenmeyi yok edenlerden.

Ne mi oldu ?

-29 derece soğuk geçen sene bizim bahçede ölçtüğümüz, bizim sayaç donmadı. Dün yine kontrole geldiler. Hiç arıza yok. 9 yıl oldu. Gelen memnun, ben memnun.

[Facebook] [Google] [LinkedIn] [Twitter] [Email]
Print Friendly

Sorun:

Bizim evdeki titizlik adetlerinden biri, çarşıdan pazardan gelen yeşilliklerin çok fazla yıkanması. Bütün çamurun akması. İkimizinde vaktiyle hepatit illeti atlatmamızdan olsa gerek

Şöyle bir sıkıntı oluyor: Tam akşam saatlerinde evyenin bir çukurunda birimizin yeşillikleri suda bekler iken, diğer çukurda, atıyorum, fırınlık tavuk kanadı yıkanması gerekiyor ki işler karışıyor. İster istemez yeşilliklere kirli su sıçrıyor. Yeşillikleri tezgahın üstüne alsak bu sefer tezgahta çalışacak yer kalmıyor.

Çözüm:

Eğer midesine düşkün, titiz ve de mutfağı çok kullanan insanlar için mutfak tasarlayacak iseniz ve yeriniz müsait ise, iki ayrı evye tasarlayınız.

Birisi bulaşıklar için; mümkün olduğunca derin ve geniş. Düdüklü tencere içine girebilsin. İdeal olarak pencere önünde, iyi ışık alan bir noktada. Bataryası yüksek. Altına tencere rahat girsin. Kirliler içine yığılsın. Bulaşık makinesine çok yakın konumda.

İkincisi hazırlık evyesi. Yeşillikler yıkanır, patates yıkanır, vs. vs. Eğer bir ada düşünülüyor ise orada ve de öyle veya böyle ocağa yakın bir noktada.

Sevap işlersiniz.

[Facebook] [Google] [LinkedIn] [Twitter] [Email]